|
13.
Uluslararası Noel Baba ile Dünya Barışı Etkinlikleri kapsamında bu
Gala’da bulunmakla kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. St. Nicholas
yortusunda Antalya’da bulunan Noel Baba Vakfı tarafından verilen,
2005 Noel Baba Barış Ödülü’nü almaktan dolayı da onur
duyuyorum.
Noel Baba
Vakfı’nın büyük bir cesaretle 2005 yılı faaliyetlerinin teması
olarak “Barış Yolunda Cinsel
Kimlikler”i seçmesi takdire şayandır. Noel Baba Vakfı,
herkesin daha barışçıl bir ortamda yaşayabilmesi için cinsel azınlıklara
karşı korkuyu ve önyargıyı ortadan kaldırmak amacıyla dünya
toplumuna yardım etmektedir.
Ben, Amerika Birleşik Devletleri’nden Katolik bir rahibeyim ve 1971 yılından
beri lezbiyen ve gayların adil yaşamaları için çalışıyorum. Bir
zamanlar, Pennsylvania Üniversitesi’nde Matematik bölümünde
okurken Dominic adında genç bir homoseksüelle tanışmıştım.
Sonradan onunla iyi arkadaş olduk. Bana cinsel tercihi yüzünden
ailesi, Katolik Kilisesi ve toplum tarafından nasıl dışlandığını
anlattı. Üniversite kampusunda bulunan Anglikan Kilisesi’ne
gidiyordu; çünkü Kilisede, homoseksüeller için bir rahip vardı.
Dominic, ona Katolik Kilisesi’nin homoseksüellere yardım amacıyla
ne yaptığını, toplumsal dışlanmışlık hisseden gayların intihar
etmelerini önlemek için ne yapıldığını, bana da gaylara şiddet
uygulayan ve onları öldüren insanların eğitilmeleri için ve
homoseksüel insanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak için,
Katolik Kilisesi’nin ne yaptığını sordu?
Kilisemin, gay ve lezbiyenlere yardım için ne yaptığını
bilmiyordum. Kilisede üst mevkidekilerle görüştüm ve onlara Dominic
ve arkadaşlarından bahsettim. Kilisemin yani Katolik Kilisesi’nin asırlar
önce homoseksüelleri idam edip öldürdüğünü öğrendim. Modern çağda
kilisem onları dışlamıştı, anormal olarak algılamıştı ve
onlara serseri muamelesi yapmıştı. Başrahipler, artık lezbiyenlere
ve gaylere İsa’nın onlara davrandığı gibi davranmanın zamanı
geldiğini söyledi. İsa, zamanında toplumdan dışlanmış tüm
insanlara kucak açtı. Putperestleri ve fahişeleri hoşgörüyle karşıladı.
İsa, bugünün dışlananları olan gay ve lezbiyenlerle ilgilendi;
çünkü onlar da Tanrı’nın bir simgesi ve sureti şeklinde yaratılmışlardı.
Başrahipler beni lezbiyenlerin ve gaylerin huzuru, anlaşılması ve eşitliği
için çalışmak amacıyla rahibeliğe atadılar. Bu görevim, 35 yıldır
devam etmektedir.
Ben, üniversitedeyken önyargıdan dolayı Katolik Kilisesi tarafından
dışlandıklarını hisseden Dominic ve onun lezbiyen ve gay arkadaşları
için dini hizmetler verdim. Lezbiyenler, gaylar, onların aileleri ve
arkadaşları için kutsal sığınma yerlerine ve kutsal yerlere
ziyaretler düzenledim.
Faaliyetlerimin çoğu, homoseksüellik üzerine konuşmak ve yazmaktan
ibaret olmuştur. Cinsel kimliklerle ilgili insanları eğitmeye çalıştım;
çünkü doğru bilginin, homoseksüellere karşı korkuyu ve düşmanlığı
ortadan kaldırarak, onlara olan saygıyı arttıracağına samimiyetle
inanıyorum.
Bir zamanlar toplumumuzda gay ve lezbiyenlerle ilgili yanlış düşünceleri,
mitleri ve basmakalıp sözleri kabul ederdim; ancak eğitim yoluyla ve
gay-lezbiyenlerle kurduğum arkadaşlıklarım sayesinde öğrendim ki,
onlar da heteroseksüeller kadar doğal ve normaller.
Kilisemde 35 yıl boyunca, homoseksüellikle ilgili birçok değişim yaşandı.
Kilisemin piskoposları, şimdi şöyle diyorlar:“Homoseksüeller
de diğer insanlar gibi temel insan haklarına sahiptir ve bu haklara ön
yargıyla bakılmamalıdır. Saygı görme, dostluk kurma ve adil
muamele görme hakları vardır. Hıristiyan toplum içerisinde etkin
bir role sahip olmalıdırlar.” Kilisemin önde gelenleri ise
farklı cinsel tercihleri olan insanları, dövülecek ve aşağılanacak
düşmanlar olarak değil; saygıyı ve dostluğu hak eden kişiler
olarak görmemiz gerektiği söylüyorlar.
Ancak maalesef verdiğimiz öğütleri her zaman uygulamıyoruz.
Cinsiyetini kabul etme özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. Ancak
tüm insanların insan haklarına saygı gösterebildiğimiz zaman
“BARIŞ” sağlanacaktır. Kişisel ilişkilerimizde barış yoksa dünyada
da barış olamaz. İnsanlar birbirlerine sevgilerini ve bağlılıklarını
ifade etmedikçe kişisel ilişkilerde de “BARIŞ” elde edemeyiz.
Sevgi ifadelerimize saygı gösterilmelidir.
Londra’daki merhum Kardinal Basil Hume, “Aynı
cinsten, ya da farklı cinsten iki kişinin arasındaki sevgi, çok kıymetlidir
ve saygıya değerdir… İki kişi birbirini sevince, ölümden sonraki
dünyada Tanrı’yla yaşayacağı sonsuz mutluluğu sınırlı bir şekilde
bu dünyada yaşarlar.” demiştir.
Noel Baba Barış Ödülü’nü, bu onuru hak eden milyonlarca insan adına
kabul ediyorum ve bu kişilerden bazılarını şimdi sizlere anlatmak
istiyorum.
Ülkemin insanları, 1998 yılında genç bir üniversite öğrencisinin
vahşice dövülmesinden dolayı büyük bir şaşkınlık içindeydi.
İki adam onu sırf gay olduğu için soymuşlar, dövmüşler ve buz
gibi havada bir kazığa bağlayarak ölüme terk etmişlerdi. Olaydan
18 saat sonra, Matthew Shepard bulunmuş, hastaneye götürülmüş
ancak yaralarından dolayı hayatını kaybetmişti.
Bir gayin vahşice öldürülüşü, ülkemde cinsel azınlıklara en
son uygulanan şiddet değildi. Dört ay sonra, bir gay dört adam tarafından
bir baltayla öldürüldü. Vücudunu lastik yığınının üzerine
koymuşlar, üzerine gaz yağı döküp ateşe vermişlerdi.
Bu acı olaylardan dolayı, Noel Baba Barış Ödülü’nü dünyada önyargı,
düşmanlık ve anlayışsızlık yüzünden duygusal olarak acı çekmiş,
şiddete maruz kalmış ve hatta öldürülmüş gay ve lezbiyenlerin adına
alıyorum.
Kilisedeki görevimin ilk günlerinde, iki kız çocuğu büyüten
lezbiyen bir çiftle tanıştım. Kadınların çocuklarına karşı ne
kadar ilgili, kibar ve şefkatli olduğunu hatırlıyorum. Tüm çocuklar
keşke bu çocukların yaşadığı kadar sevgi dolu bir ortamda yaşayabilseler.
Zaman içinde yaşlı ebeveynlerine ölünceye kadar nazikçe ve şefkatle
bakan sayısız lezbiyen ve gay tanıdım. Noel Baba Barış Ödülü’nü,
çocukları cinsel azınlıkta yer alan, tüm aileler adına alıyorum.
Bu yıl heteroseksüel bir kişi makalesinde, ABD’deki Katolik
piskoposların göçmenler gibi diğer azınlıklara nazaran cinsel azınlıklara
daha adaletsiz davrandıklarını yazdı. Homoseksüellerle ilgili
kamuya açık bir tartışma başlattı. Makale Katolik bir dergide yayımlanınca,
kişinin işten ayrılması istendi. Noel Baba Barış Ödülü’nü
cinsel tercihe bakmaksızın ve hatta cezalandırıcı sonuçlara rağmen,
tüm insanların haklarını yüksek sesle söyleyen iyi niyetli
insanlar adına alıyorum.
Noel Baba Vakfı, cinsel tercih farklılıklarının temel faklılıklar
olmadığını düşünür ve cinsel kimliğin insanları ayırma nedeni
olmadığına inanır.
Sonuç olarak, dünyada barışı, merhameti ve ahengi cinsel çeşitlilikle
sağlamaya çalışan Noel Baba Vakfı’na teşekkürlerimi sunarak bu
ödülü kabul ediyorum. Noel Baba Vakfı’na, bana 2005 Noel Baba Barış
Ödülü’nü vererek dünyada cinsel azınlıkların daha çok fark
edilmesini sağlayacağından dolayı teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
|