DİNLERARASI DİYALOG (1993)

Yaşadığımız dünyada, ne yazık ki daha düne kadar dinlerarası savaşlar sonucu binlerce insan öldü. Günümüzde de devam eden bu yanlış  bilgilenmeler ile oluşan ve önyargının da etkisiyle, insanlar bu alanda birbirlerinden uzak ve çekinceyle yaşadılar...

 

Uluslararası barışçıl bir ortamın gecikmesinin nedenlerinden olan bu anlayışa karşı, “Noel Baba ile Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri”nin ilk konusunun ‘Dinlerarası Diyalog olmasına karar verildi. 

 

İnsanlar, farklı inançları tanımanın önemini anlamalı ve dini konularda yalnızca din adamlarının görüşlerini dikkate almalıydı. Böylesi bir düşence ile atılan ilk adımda, etkinliğe katılan çeşitli din adamlarının imza atarak yayınladığı ortak deklarasyonda ise “…BİRLEŞELİM ve TÜM İNSANLIĞA BARIŞ ÇAĞRISINDA BULUNALIM” ve “Ulu TanrI’nIn bu yüce görevde başarIlI olmamIzI sağlamasInI ve İnsanlIğIn geleceğİnİn daİma parlak ve barış İçİnde olmasInI dİlİyoruz...” ifadeleri, "AMİN...” ile noktalandı... 

BARIŞ YOLUNDA HOŞGÖRÜ (1994)

Etkinliğin ikinci yılında, barış için aslında barış kadar mucizevi bir kavram olan “HOŞGÖRÜ” gündeme taşındı. İnsanların çeşitli ortamlarda ve zamanla var olan düşünsel gelişiminde, geleneksel inançlara saygılı olmak ve huzur içinde bir yaşam içinde mutlaka “HOŞGÖRÜ” sahibi olması gerekiyordu.

 

"HOŞGÖRÜ”lü olmadan, barış olmazdı.

BARIŞ YOLUNDA ÇEVRE (1995) 

Yüzyıllardır denizcilerin, çocukların ve şehirlerin koruyucusu olarak bilinen Noel Baba günümüzde yaşasaydı, dünyayı ve insanlığı tehdit eden çevre sorunları karşısında sessiz kalmaz ve çevreci olurdu. Bu düşünce ile 1995 yılında özellikle Noel Baba’nın çok bilinen kırmızı-beyaz giysilerini yeşil yaparak, dikkatleri çevre sorunlarına çekmek istedik. Çünkü insan, yaşamını çevreyle barışık olarak sürdürmeliydi. Dünya barışı için ÇEVRE de çok önemliydi. 

BARIŞ YOLUNDA EĞİTİM (1996) 

Yaşamının bir parçası olan eğitim ve eğitilmek, insanın hayata “merhaba” dediği ilk günlerden itibaren başlıyordu. Bu nedenle insan eğitiminin her aşamasında mutlaka, kültürler ve toplumlararası BARIŞ da yer almalıydı...

BARIŞ YOLUNDA SANAT (1997) 

Bilim adamlarına göre,  “…İnsanın sanatçı olabilmesi için 1500 cm3’lük beyin kapasitesine ulaşması gerekiyordu. Bu nedenle insan, sanat eserlerini ortaya çıkartabilmek için, var oluşundan sonra uzun süre beklemek zorunda kaldı...Böylece sanatın ilk belirtilerinin ortaya çıkışı “Günümüzden ancak 40 bin yıl önce, üst Paleolitik’te yani üst Yontmataş çağında gerçekleşti. Belki de milyonlarca yıl sonra, “…İnsanlığın gereksinimi olan, inanç ve değer ölçüsü sistemi içinde başlayan sanat, daha sonra her çağın kendi değer ölçüleriyle ve estetik anlayışına paralel olarak anlam değiştirmiştir. Bugün ise amacını, insanlığın fazlasıyla gereksinme duyduğu BARIŞ’a katkıda bulunmak gibi saygıdeğer bir amaç çerçevesinde yoğunlaştırmıştır.Bu sözler 1997 yılı etkinliklerine konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Sayın Işın YALÇINKAYA’ya aittir.

 

SANATÇILARIN barış için ne kadar önemli olduğunu ve belki de milyonlarca yıl yalnızca “ONLARI” beklediğimizi, yaşadığımız dünyaya bu etkinliklerle ilk kez hatırlatılmış oldu. Dünya Barışı için çabalarını esirgemeyen tüm “SANATÇILARA” sevgilerle.

BARIŞ YOLUNDA ÇOCUK (1998)  

Çocukların kalplerinden hiç eksik etmedikleri SEVGİ ile büyüyebilmeleri için, büyüklerinin BARIŞ içerisinde bir araya gelebildikleri etkinliklere katılmalıydılar. Dünya barışının yarınları ve kalıcılığı için çocuk öncelikli bir unsurdu.

 

Çocuklar Noel Baba adına yapılan etkinliklerde, dünya barış için Antalya’da ilk kez bir araya geldiklerinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'i de Ankara'da makamında ziyaret ettiler... Cumhurbaşkanı etkinliklere katılan Dünya Çocuklarına hitaben bir konuşma yaptı. Konuşmasında, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak dünya çocuklarını Çankaya Köşkü’nde görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Çocukların sadece ailelerine ait olmadığını, onların toplumun ve tüm insanlığın çocukları olduğunu söylemek istiyorum. Onun için sizler dünya insanlığının çocuklarısınız. Barış, dünya insanları için refah anlamına geliyor, bütün ülkelerde hükümetler, devlet adamları, çocuklar için barışın dayanıklı olacağı daha iyi bir dünya yapmaya gayret gösteriyorlar. Noel Baba, bütün insanlığın çocukları için, barışı ve refahı temsil ediyordedi. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel dünya çocuklarına hitap ettiği bu konuşmasını, Vakfımız tarafından kendisine sunulan Noel Baba giysileriyle yaptı...Sayın Cumhurbaşkanın bu davranışı o yıl etkinliklere katılan çocuklar üzerinde büyük bir sevinç yarattı ve dünyada ilk kez bir Devlet Başkanı Noel Baba olmuştu...

BARIŞ YOLUNDA SPOR (1999)  

Spor; insanların sağlıklı yaşaması ve belirli kurallar çerçevesinde yarışmasının adıydı. Günümüzde, ülkeler çeşitli amaçlar doğrultusunda yapılan organizasyonlarla sporun değişik branşlarında karşı karşıya geliyorlardı. İşte sporun özellikle değişik ülke insanlarını biraraya getiren bu özelliğinden dolayı, 1999 yılı konumuzu spor olarak belirlemiştik.

 

1998 yılında olduğu gibi, “BARIŞ YOLUNDA SPOR” konulu etkinliklerimizle ilgili,  Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’in mesajı yine çok anlamlı bulunmuştur. “Noel Baba Vakfı’nın Dünya Barışına Çağrı Etkinliklerini memnuniyetle takip ediyorum. Tüm insanlık daha iyi bir dünya ümidiyle yeni bir bin yıla hazırlanıyor. Yeni bir bin yılda insanlığın en önemli ihtiyacı barıştır. Türkiye barışa yapılacak her türlü katkıya büyük destek vermektedir.

 

Dünya barış kültürünün yaygınlaşması, yerleşmesi ve yeryüzünün bütünüyle bir barış ortamı haline gelmesi için, herkesin çaba göstermesi şarttır. Noel Baba Vakfı’nı evrensel barış için gösterdiği çabalar dolayısıyla tebrik ediyor, 17.Uluslararası Noel Baba ve Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri’nin başarılı geçmesini diliyorum. 

 

Etkinlikler dolayısıyla ülkemize gelen konuklarımıza hoş geldiniz diyor, törene katılan herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum.

 

Süleyman DEMİREL

Cumhurbaşkanı 

BARIŞ YOLUNDA İNSAN SEVGİSİ (2000)

Etkinlik konusu, dünya çocuklarının 1998 yılında katıldığı faaliyetler sırasında Antalya'da karar verildi. “Dünya barışına giden yol, önce ‘İNSAN’ sevgisinden geçecektir. Bu doğruyu, 2000 yılın bitiminde, yeni bir yıla, yeni bir yüzyıla ve yeni bir bin yılın başlangıcına taşımak istedi...

BARIŞ YOLUNDA ASKER (2001)  

Askerin, BARIŞ’ın sağlanmasında savaş ve her türden huzursuzluğa karşı en önemli caydırıcı evrensel güç olduğu gerçeğini, Atatürk'ün "Savaş, bİr ulus İçİn yaşamsal olmadığı takdİrde, bir cİnayettİr”, tarihi deyişi ile birleştirmek istedik. Ve hayal olduğu söylenen dünya barışının sağlanmasına yönelik faaliyetlerimize, asker ile birlikte yeni bir katkı ve bakış açısı kazandırma çabamızı devam ettirdik...

BARIŞ YOLUNDA ÜÇÜNCÜ KUŞAK (2002)  

Barışın, yaşamın tüm alanlarında ve unsurlarıyla yaygılaşmasına inanan vakfımız, bunun için insanların önce kendisini ve daha sonra ailesi, çevresi, ülkesi, farklı inanç ve düşünceleri sevmesi ile barışın yaşanabileceğine inanmaktadır. Etkinlik için 2002 yılında  ele alınan konuya baktığımızda, üçüncü kuşak diye bahsedilen 60 – 70 yaş üstündeki kişilerin, diğer kuşaklar tarafından tecrübelerinin değerlendirilmesi, kendilerine saygı gösterilmesi ve yaşamı birlikte paylaştığımızın gerçeğini hatırlatmak istedik. UNUTMAYALIM! İleri yaşlardaki insanlar, çocuklarda olduğu gibi, daha fazla ilgi ve şefkat bekliyorlar.

BARIŞ SEYRİNDE DENİZCİLİK (2003)

Noel Baba, yüzyıllar önce denizcilerin koruyucusu olarak da bilinen Aziz Nikolaus ismiyle tanındı. Adının yer aldığı bir çok mucize ve söylentiler günümüze kadar anlatıla anlatıla geldi. Noel Baba’nın geçmişteki çok bilinen bu özelliği ve yaşadığımız dünyanın 1/3'inin sularla kaplı olması, denizlerde yaşam bulan ve yaşamayı seven milyonlarca insanı da göz önünde bulundurarak; "BARIŞ"ı  bütün renkleriyle yaşamak ve yaşadığımız dünyaya hatırlatmak için, 2003 yılı konusu "BARIŞ SEYRİNDE DENİZCİLİK" olarak belirlendi.

BARIŞ YOLUNDA TURİZM (2004)

2004 yılı konusu, ‘Dünya Barış Ekonomisi’ne hizmet eden, dünyadaki en büyük ve gelişen tek sektörün TURİZM olması doğrusu ile hareket edildi... Günümüzde, ‘Dünya Barış Ekonomisi’ için bir kazanım olan turizm sektörünün, terör ve her türden huzursuzluğa karşı hassas yapısından dolayı, TURİZMCİ’nin artık zorunlu hale gelen BARIŞSEVER kimliğini ön plana çıkartıldı... 

BARIŞ YOLUNDA CİNSEL KİMLİKLER (2005)

Noel Baba Vakfı, 1993 yılından itibaren, her yıl farklı bir konu başlığıyla gerçekleştirdiği “Noel Baba ile Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri” nin 2005 yılı konusunu “Barış Yolunda Cinsel Kimlikler” olarak belirledi.

Vakıf bugüne kadar barışa uzanan yolda, birbirinden farklı konularla ilgili edindiği kazanımları 2005 yılı etkinlik konusuna da taşıdı. Bu nedenle, özellikle 2005 yılı konumuz olan “Barış Yolunda Cinsel Kimlikler” le neyi ifade ettiğimiz, tüm kesimlerce çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Vakıf etkinlik isminin belirlenmesinde, yalnızca cinselliği ön planda tutan bir kavramı değil, daha genel bir ifadenin telaffuz edilmesine itina göstermiştir.

Bugüne kadar gerçekleştirilen etkinliklerde hiç bir kimseye veya topluluğa ayrılıkçı davranılmamıştır. Bu tutum 1993 yılından itibaren Noel Baba adına yapılan etkinliklerde “BARIŞ”ın anlatmasını daha da kolaylaştırmıştır. Çünkü biliniyordu ki, çoğu insan kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi olmayan her şeye karşıydı. İnsanın zaman zaman kendi huzurunu da bozan bu inanılmaz refleksi, yaşamın her alanında, kargaşa yaratmaktaydı. Bu davranış, tüm insanlığın ortak rahatsızlığı olarak görüldü. Bu amaçlarla Noel Baba etkinliklerinin  “BARIŞ DEMOKRASİSİ” geliştirildi. Şimdi, varlığı insanlık tarihiye özdeşleşen, tercihleriyle, yaşam tarzıyla, her şeyden önce ruh halleriyle yadsınmayacak insanların da var olduklarını ve bu dünyayı birlikte paylaştığımız gerçeğini özenle hatırlatmak istedik. 

Bu çağrıyla, insanların ilk önce tüm cinslerine karşı insanca ve sevgiyle yaklaşmalarını arzuluyoruz.  

BARIŞ YOLUNDA DİNLER (2006)

Noel Baba Barış Konseyi, 2006 yılı 14. Noel Baba ile Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri konusunu “BARIŞ YOLUNDA DİNLER” olarak belirledi.Katılımcılardan, "İNSANLARARASI BARIŞ"ı güçlendirecek mesaj vermeleri istendi... Böylelikle, Antalya’da 1993 yılında I. Noel Baba ile Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri ile  başlayan “DİNLERARASI DİYALOG”(!) kavramına da yeniden ve olması gerektiği gibi açıklık getirilecekti!...

BARIŞ YOLUNDA KADIN (2007)

Etkinliklerin 2007 yılı konusunun “Barış Yolunda Kadın” olarak belirlenmesinde öne çıkan tek neden “kadının", bir insan olduğu, "çağdaş insan" bilinci ile hatırlatılmak istendi!...

BARIŞ YOLUNDA POLİTİKACILAR (2008)

Dünya barışında siyasetçilerin önemi ile barış için politika üretmeleri çağrısı yapılacak...

ETKİNLİK KONULARI

Etkinliklere Katılan Ülkeler

Etkinliklere Katılan Dini Cemaatler
Etkİnlİklere KatIlan KonuşmacIlar